Yeni Bir Dil Öğrenmenin Şaşırtıcı Faydaları

Yeni Bir Dil Öğrenmenin Şaşırtıcı Faydaları

Yeni Bir Dil Öğrenmenin Şaşırtıcı Faydaları

  • 01.10.2020

Yeni bir dil öğrenmenin, yaygın olarak bilinen birçok faydası vardır. Yeni bir iş bulurken veya yabancı bir ülkede kendinizi ifade ederken avantaj sağlar. Ancak bilimsel çalışmalar yeni bir dil edinmenin diğer bilinmeyen ve şaşırtıcı faydalarını da ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmaların ulaştığı genel sonuca göre yabancı dil öğrenmek bazı zihinsel ve algısal özelliklerin kilidini açmaktadır.

Bir yabancı dil öğrenmenin sağlam bilimsel kanıtlarla desteklenen altı faydasına bir göz atalım.

  1. Uzun vadeli planlar yapma yeteneği kazandırır

Dr.Boaz Keysar tarafından yapılan bir araştırmaya göre, yabancı dilde düşünmenin karar vermede birtakım faydaları bulunmaktadır. Bunun nedeni, yabancı dilde konuşmanın, kişinin duygusal eğilimlerden kurtulmasına ve dolayısıyla daha rasyonel seçimler yapma becerisine sahip olmasına izin vermesidir. Yalnızca ana dilde düşünmek, bilinçli bir şekilde ve duygulardan arınmış halde karar vermeyi tehlikeye atar. Birden fazla dil konuşan bir kişi daha sonra rasyonel hareket etme yeteneğine sahip olabilmektedir. Karar vermede güçlükle karşılaşıldığında, bu aşılmaz durumu bir de yabancı dilde düşünmek duygusal davranmanızı engelleyecektir.

  1. Hafızayı güçlendirir ve ayrıntılara gösterilen dikkati artırır

2012'de Northwestern Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, birden fazla dil bilen kişilerin ayrıntılara odaklanmada ve gereksiz detayları filtrelemede daha iyi performans gösterdiğini ortaya koymuştur. Buna göre, sadece tek dil bilen kişiler, çok dil konuşan insanlara göre önemsiz ayrıntıları bloke edemezler. Bu durum "zihinsel hokkabazlık" olarak ifade edilmekte olup birden fazla dil bilen bir kişinin yaptığı bir tür zihin jimnastiğini ifade etmektedir. Başka bir deyişle, zihinsel hokkabazlık, çok dil bilen kişilerin ilgili işitsel girdiye odaklanırken önemsiz ayrıntıları filtrelemesine izin verir.

  1. Beyin organı hacimsel olarak büyür

İsveç'te yapılan bir araştırma, yeni bir dil öğrendiğinde kişinin beyninin boyutunun değiştiğini ortaya koymuştur. İsveçli bilim adamları bu sonuca ulaşmadan önce bir dil eğitimi kursundan önce ve sonra MR görüntüleri aracılığıyla öğrencilerin beyinlerini karşılaştırmıştır. Dil öğrenenlerin beyin büyüklükleri de tıp öğrencilerininkini karşılaştırmıştır. Çalışmanın vardığı bulgulara göre, beyindeki öğrenme ve yön bulmadan sorumlu bölge olan hipokampusun yanı sıra, beyin korteksindeki dil öğrenmeyle ilgili diğer bölgeler de şekil ve boyut olarak değişmektedir.

  1. Dünyayı farklı algılama yeteneği kazandırır

Newcastle Üniversitesi'nde araştırmacı olan Panos Athanasopoulosa tarafından yapılan bir araştırma, birden çok dil konuşan kişilerin diğer insanlara göre daha çeşitli duyusal ve işitsel uyarıcılar algılamaktadır. Örneğin, yabancı bir dilde bir rengin farklı tonlarını karşılayan çeşitli kelimeler olabilirken, ana dilde kelime açıdan bu denli bir zenginlik olmayabilir. Bu durumda, bu yabancı dili konuşan kişi, farklı renk tonlarını ayırt edebilir ve dolayısıyla tek dilli bir kişiden daha fazla uyarıcı algılayabilir. Duyusal algı açısından çeşitlilik ifade etmese de zihinsel algının daha çeşitli bir şekilde uyarılması söz konusudur. Yabancı dil öğrenmenin dünyayı farklı algılama yeteneği sunduğunu söylemek yanlış olmaz.

  1. Ana dilde hakimiyeti geliştirir

Sadece anadilde konuşan bir kişi, konuştuğu ana dilin grameri, cümle yapıları vb. gibi o dile ait yapısal özelliklerinden habersiz olabilmektedir. Yabancı bir dilin mekanizmaları keşfedildiğinde ise anadile ait söz konusu yapısal özellikler hakkında da bir farkındalık oluşur. Bu fenomen, dilbilimsel farkındalık olarak tanımlanır. Güney Avustralya Üniversitesi'nde yürütülen araştırmalar, bu iddiayı destekleyen kanıtlar bulmuştur. Bu araştırmalara göre, bir yabancı dilin yapısal özelliklerine uyma becerilerinin edinilmesi, kişinin ana dile ait karmaşık yönlerini de kolayca ele almasını sağlar.

  1. Yeni bir dil edinmek açık fikirlilik sağlar

Yeni dil öğrenilmesi, o dile ait kültürün kapılarını açarak o kültüre ait değerleri, bakış açıları ve düşünceleri hakkında bilgi olunmasını sağlar. Bu nedenle yeni bir dil öğrenmek, yalnızca nesneleri veya eylemleri yeni kelimelerle tanımlamayı ifade etmez. Aynı zamanda dünyayı yeni bir gözle görmenin ve anlamanın kapılarını açar. Böylelikle birden çok dili konuşan bir kişi dünyayı farklı bakış açıları ile hayal etmeye daha açık hale gelir. Öte yandan tek bir dil bilen insanlar, farklı bakış açılarını edinme özelliklerinden yoksundur.