Edebi çeviri, diğer çeviri türlerinde olduğu gibi konuyu anlamak ve iyi bir dil bilgisine sahip olmanın yetmeyeceği bir çeviri türüdür. Tam anlamıyla bir edebi çeviri yapabilmek, birçok farklı araştırmayı beraberinde getirmektedir.
Edebiyatta bir eser yorumlanırken yazarın hayatı, diğer eserleri ve onlarda kullandığı üslup da göz önünde bulundurularak yorumlanmaktadır. Bundan yola çıkarak, edebi çeviri yapılırken bu yorumlamalar ve araştırmalar yapılmalıdır ki eser başka bir dilde ifade edileceği zaman, kelimeler tam karşılığını bularak aynı duyguları okuyucuya yansıtmaya devam edebilsin. Araştırma kısmı oldukça uzun ve emek gerektiren bir süreç olduğundan dolayı; çoğu eserde hakim olan duyguları, tercüme edilmiş halinde yakalayabilmek oldukça zordur. Eğer tercümanın yazım tarzı, yazar ile uyuşuyorsa çoğunlukla tercüme edilen eserde benzer bir hava oluşabilir. Ancak bu benzerlik tek başına doğru bir edebi çeviri yapıldığı anlamına gelmez. Hiçbir araştırma yapılmadığında dahi; eserdeki tüm ayrıntıların fark edilmesi, tüm kelime oyunlarının anlaşılabilmesi ve hedef dilde doğru şekilde karşılık bulabilmesi için tercüme edilecek eserin en azından iki kez okunmuş olması gerekmektedir.
Edebi çeviriyi doğru şekilde yapabilmenin en temel kuralı; sanatçı eseri ne anlatmak için, nasıl bir ruh hali içinde ve okuyucuya ne hissettirmek amacıyla yazdıysa tam olarak bu duygulara ve amaçlara uygun ruh haline bürünmektir. Bu amaç ve duyguları tam olarak anlayabilmek için de yazarın biyografisine hakim olmak, diğer eserlerini araştırmak ve okumak, yaşadığı dönemde yazılan diğer eserler hakkında fikir edinmek çok önemlidir. Ancak bunlar olduğunda eserin ruhunu anlamak mümkün olabillir. Eserin ruhunu anlayabilmiş bir tercüman, orijinalliği bozmadan güzel sonuçlar elde edebilir. Bazı eserlerin tercüme edilmiş halleri, diğerlerinden çok daha fazla okunmaktadır. İşte bu tercüme eserler gerçekten emek harcanmış, doğru şekilde yapılmış edebi tercüme örnekleridir.
Edebi çevirideki bir önemli nokta da, tercümanın esere bir şey katmamasıdır. Aynı ruhu yakalayıp konuyu benimsedikten sonra eseri hedef dilde yazarken duygu yoğunluklarını değiştirmemek, kendi fikirlerini ve duygularını katmamak oldukça önemlidir. Bunu yapmak sanıldığından daha zorlu olabilir çünkü yazı duyguları ifade etme aracıdır. Özellikle edebi eserlerde olaylar karşısındaki duygular bazen sayfalarca anlatılmaktadır. Bu betimlemeler esnasında, yazarın ruh haline bürünmüş tercümanın aynı zamanda kendi duygularını tamamen devre dışı bırakarak eser sahibinin anlatış şekline sadık kalması gerekmektedir. Çevrilen eseri olduğundan iyi yazmak, iyi bir tercüman olmak anlamına gelmez. İyi bir tercüman eser ve yazar arasındaki bağı kopartmamayı, eserin niteliklerini korumayı başarmış bir tercümandır.
İşte MEPA Tercüme bu niteliklere sahip ve söz konusu hususlarda dikkatli uzman tercümanlar ile çalışarak edebi tercüme hizmeti vermektedir. Bu konuda bilgi almak için sitemizin “İletişim” kısmındaki mail ve numaralar ile bize ulaşabilirsiniz.
Noter Onaylı Tercüme Fiyatları? Noter onaylı Tercüme fiyatı Nasıl Hesaplanır, Nasıl Belirlenir?
25.08.2020